23-06-2016

Lice Davası 17 Kasım’a Ertelendi

lice-davası-660x330

İMC

Diyarbakır’ın Lice ilçesinde 1993 yılında 16 kişinin öldürülmesi, çok sayıda ev ve işyerinin yakılması ve yüzlerce kişinin göçe zorlanmasıyla ilgili Lice Katliamı Davası’nın 6. Duruşması İzmir 1. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görüldü. Mahkeme heyeti duruşmayı 17 Kasım’a erteledi.

Diyarbakır’ın Lice ilçesinde 1993 yılında dönemin Jandarma Bölge Komutanı Tuğgeneral Bahtiyar Aydın’ın da aralarında bulunduğu asker ve sivillerin öldürülmesiyle ilgili açılan Lice Davası’nın 7’inci duruşmasına, İzmir 1. Ağır Ceza Mahkemesi’nde mağdur ifadeleriyle devam edildi.

Mağdurların ifadeleri

Duruşmayı Halkların Demokratik Partisi (HDP) İzmir Milletvekili Müslüm Doğan ve HDP İl Eşbaşkanları izlerken, mağdurlar ile avukatlarının katıldığı duruşmada, ilk olarak mağdur Şaban Maltaş’ın ifadesi alındı.

Maltaş ifadesinde, olay günü Diyarbakır’a hastaneye gittiğini, saat 17.00’dan sonra ilçeye girişin yasaklandığını ve bu nedenle gidemediğini söyledi.

Ağabeyinin kendisini arayarak, ilçeye gelmemesi konusunda uyarıda bulunduğunu da söyleyen Maltaş, “Abim aradı ilçe yanıyor sakın gelme dedi. Devlet memuru olarak çalışıyordum 3 gün sonra ilçeye gidebildik. Bizim sokakta evler yanmıştı. Çocuklarım ve ailem oradaydı. Akrabalarımızı kaybettik. Eşyalarımız yandı. Diyarbakır’a göç etmek zorunda kaldık. Emri veren bir iki değil herkes sorumlu. Güvenlik bölgesi dedikleri her yer yandı” dedi.

Maltaş, sanıkların tamamından şikayetçi olduğunu söyledi.

“Asker ‘Taş üstünde taş bırakmayacağız’ dedi”

Diğer mağdur Abdurahman Ayaz, olay günü Diyarbakır’da olduğunu ifade ederek, “Ailem Lice’deydi. Üç gün boyunca ilçeye gidemedim. Gittiğimde her yer yanmıştı. Bizim evimiz de yanmıştı. Şikâyetçiyim” dedi.

Mağdur Murat Canpolat ise askerlerin büyük bir kinle saldırdığını ifade ederek, şunları söyledi:

“Sabah saat 9.00’da çarşıdaydım. Askeriyeden anons geldi. Herkes evine girsin denildi. Eve gittik silah sesleri duyduk. Amcamların evine roket atıldığı için amcam ve çocukları öldü. Dört kişi ailemizden kaybettik.

“Askerler geldiğinde ‘Taş üzerinde taş bırakmayacağız’ dediler. Üç gün emniyette gözaltında kaldım. Herhangi bir olay olmadan heryeri yakmaya başladılar.

“Şikayetçiyim. Lice’nin yüzde 70’i bu durumdan dolayı mağdur. Bir kişi değil herkes sorumlu. Yapanların cezalandırılmasını istiyorum.”

‘Çatışma görmedim, tek taraflı ateş vardı’

Duruşmada dinlenen tanık Fesih Ersönmez, o yıl ilkokul üçüncü sınıf öğrencisi olduğunu ve olay saatinde okulda olduğunu söyledi.

Okuldayken silah sesleri gelmeye başladığını söyleyen Ersönmez, “Okulun yakınındaki evleri yakmaya başlamışlardı. Pencereden askerlerin helikopterle evleri taradığını gördüm. Saat 14.00’a kadar okuldaydık hiçbir yer güvenli değildi. Evimize gittim. Evimizde kurşunlanmıştı. İkinci gün olaylar yatışmadı. Tek taraflı silah atımı vardı ve çatışma görmedim. İkinci gün evlerimizi boşaltıp meydanda toplanmamızı istediler. Eşyalarımızı çıkardığımız sırada askerler gelip evlerimizi yaktı” dedi.

Dönemi itibariyle asker, kaymakam ve polis gibi tüm kamu görevlilerinin suçlu olduğunu söyleyen Ersönmez, şikayetini yineledi.

Kaymakam’ın iddiası

Tanık ve mağdur ifadelerinin ardından diğer illerden istenen talimatla ifadeler okunurken, dönemin Kaymakamı ise ifadesinde çatışma olduğunu iddia etti.

Kaymakamın, kendilerine, asker ve polise yönelik saldırı olduğunu ifade etmesi dikkat çekti.

Avukat Çetinkaya: Doğruyu söyleyeceklerine inanmıyoruz

Ardından avukatların talepleri alınırken sanık avukatı olay tarihinde Lice’de bulunan askeri personelin ifadelerinin alınmasını talep etti.

Mağdur avukatlarından Suat Çetinkaya ise insanlığa karşı suç işlendiğini ifade ederek, hiçbir kamu görevlisinin gerçekten doğruyu söyleyeceklerine inanmadıklarını vurguladı.

Olayın iki kişiden kaynaklı olmadığını söyleyen Çetinkaya, “İnsanlığa karşı işlenen suçların zaman aşımı olmamalı. Dava dosyasında tarafsız olanların tanık olarak dinlenmesini istiyoruz. Olay yerinde keşif yapılmasını talep ediyoruz. Jandarma komutanı Şahap Yaralı, dönemin valisi ve Deniz Baykal mahkeme dinlenmelidir” dedi.

Duruşma savcısı ise olay yeri keşfinin reddini talep ederken, diğer taleplere ilişkin sessizliğini korudu.

17 Kasım’a ertelendi

Mahkeme heyeti ise duruşmayı 17 Kasım’a ertelenirken, kararın UYAP üzerinden gün içerisinde açıklanacağı belirtildi.

Lice Davası

Diyarbakır’ın Lice ilçesinde 22 Ekim 1993 tarihinde 14 sivilin, bir askerin ve dönemin Jandarma Bölge Komutanı Bahtiyar Aydın’ın öldürülmesiyle sonuçlanan; 242 işyeri ve 401 konutun zarar gördüğü; insanların ilçeden göç etmesine sebep olan askeri operasyonla ilgili süren dava, zamanaşımına bir gün kala, 21 Ekim 2013’te Diyarbakır Cumhuriyet Savcısı Osman Coşkun’un hazırladığı iddianamenin Diyarbakır 8. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından kabul edilmesiyle başladı.

Dönemin Diyarbakır Jandarma Alay Komutanı Eşref Hatipoğlu ve Üsteğmen Tünay Yanardağ’ın tutuksuz yargılandığı davanın İddianamesinde, Lice’nin yerle bir olmasına neden olan saldırının failinin, işaret edildiği gibi PKK olmadığı açıkça ifade edildi. 16 kişinin ölmesine ve çok sayıda kişinin yaralanmasına yol açan operasyonun Eşref Hatipoğlu tarafından yönetildiği belirtilirken; Bahtiyar Aydın cinayetinin de Tünay Yanardağ tarafından organize edildiği  savunuldu.

Davanın 1 Haziran 2015 tarihli duruşmasında Eşref Hatipoğlu’nun çapraz sorguyla ifadesinin alınması kararlaştırılmış ve bu yüzden iki gün sürmesi planlanan bir sonraki duruşma tarihi 7-8 Ekim olarak belirlenmişti. Ancak Hatipoğlu’nun 18 Eylül’de düzenlenen ara duruşmayla ifadesinin alınmasına usulsüzlük yönünden karşı çıkan Tahir Elçi ve diğer avukatlar reddi hakim talebinde bulunmuşlardı. Yine aynı tarihli (7 Ekim) duruşmada sanıklardan Tünay Yanardağ’ın Singapur’da yaşamını yitirdiği iddia edilmişti. 24 Aralık 2015 tarihli Tahir Elçi’siz ilk duruşmada ise sanık Eşref Hatipoğlu’nun duruşmaya çağrılmasına, gelmediği taktirde zorla getirilmesine karar verildi.

17 Mart 2016 tarihli son duruşmada Eşref Hatipoğlu ilk kez hakim karşısına çıktı. Müşteki vekillerin iddianamenin mahkeme huzurunda tanığın yüzüne okunması yönündeki talepleri reddedildi ancak sanığa istedikleri soruyu yöneltebilecekleri belirtildi. Avukatlar Hatipoğlu’na detaylı sorular yönelttiler. Duruşma sonucunda Eşref Hatipoğlu’nun tutuklanma talebi reddedilirken duruşmalardan vareste tutulma talebi ise kabul edildi.

* Lice Davası ile ilgili ayrıntılara ve kronolojiye Hafıza Merkezi’nin hazırladığı zaman çizelgesinden bakabilirsiniz. Ayrıca dava iddianamesine de buradan ulaşabilirsiniz.