25-11-2013

Tarihsel Diyalog ve Uzlaşma Ağı Çalıştayı İstanbul’da gerçekleştirildi

ahda3

Hafıza Merkezi, Columbia Üniversitesi İnsan Hakları Çalışmaları Enstitüsü ve bünyesindeki Tarihsel Diyalog ve Hesap Verebilirlik için İşbirliği (AHDA) ve Columbia Üniversitesi Türkiye Küresel Merkezi ile birlikte Tarihsel Diyalog ve Uzlaşma Ağı adı altında uluslararası bir çalıştay düzenledi.

24-26 Ekim 2013 tarihlerinde İstanbul’da gerçekleştirilen Tarihsel Diyalog ve Uzlaşma Ağı çalıştayı tarihsel diyalog, çatışma çözümü, barış, insan hakları, geçiş dönemi adaleti alanlarında çalışan kuruluşların katılımıyla bölgesel bir ağın oluşması amacıyla düzenlendi.

Çalıştaya Kıbrıs, Ermenistan, Lübnan, İsrail, Filistin, Hırvatistan ve Türkiye’den 15 sivil toplum kuruluşunun temsilcilerinin yanı sıra Columbia Üniversitesi’nden İnsan Hakları Çalışmaları Enstitüsü ve Disiplinlerarası Yenilikçi Teorik ve Ampirik Çalışmalar Merkezi’nden  (INCITE) bir temsilci katıldı.

İki gün süren toplantılar sonucunda Balkanlar’dan Kafkaslar’a, Kuzey Afrika’dan Ortadoğu’ya uzanan ve tarihsel olarak birbiriyle yakından ilişkili bu coğrafyada benzer meseleler üzerine çalışan sivil toplum kuruluşlarının oluşturacağı, şimdilik Tarihsel Diyalog ve Uzlaşma Ağı olarak adlandırılan oluşumun derinleştirilmesine ve güçlendirilmesine karar verildi.

İstanbul’da, Hafıza Merkezi’nin yürütücülüğünde örgütlenmesinde uzlaşılan ağ, AHDA’nın Columbia Üniversitesi’nde başarıyla kurduğu ve uygulamakta olduğu küresel yapıyı model alarak bölgeselleştirmeyi hedefliyor.

AHDA’nın geliştirmekte olduğu bakış açısına göre, tarihsel diyalog ve hesap verebilirlik çatışma süreçlerinde, çatışma sonrası ve diktatöryel yönetimlerin ardından toplumların geçmişle yüzleşme süreçlerine odaklanan ve büyümekte olan bir savunuculuk ve akademik araştırma alanını kapsıyor.

Bu alanda tarihsel hafıza, uzlaşmanın, barışın ve demokrasinin tesisi için bir araç olarak kullanılıyor. Tarihsel diyalog alanında çalışan kişiler farklı mesleki birikimlerini kullanarak şunları hedefliyor:

  • Belirli çatışmalar hakkında tarihsel bulguları toplamak ve sunmak;
  • Geçmiş şiddet pratiklerini ve insan hakları ihlallerini ortaya çıkarmak;
  • Çatışmanın sebebi haline gelen, ulusal ya da etnik kahramanlıklara ya da mağduriyetlere dair hafızayı sorunsallaştırmak;
  • Çatışmanın iki ya da daha fazla tarafı arasında gerçekleşen ortak diyalog, uzlaşma çabalarını arttırmak;
  • Tarihin çatışmayı körükleyen istismarını araştırmak ve değerlendirmek;
  • Toplumdaki geçmişe dair tartışmaları zenginleştirmek ve tarihsel anlatıların çatışma çözümü için önemini savunmak.

AHDA bu doğrultuda çalışan akademisyenleri, sivil toplum kuruluşu temsilcilerini, gazetecileri, eğitimcileri ve sanatçıları da bir araya getirerek iletişimi, paylaşımı ve işbirliğini güçlendirmeyi hedefliyor.

AHDA, tarihsel diyalog ve hesap verebilirlik alanına ait kavramların, tekniklerin ve bu alanda çalışan kurum ve kişilerin netleştirilmesini öngörüyor.

Böylece, uzlaşma süreçlerinde kullanılan bir mekanizma olarak tarihsel diyalog ve hesap verebilirliğin öneminin artacağına ve barış süreçlerinde uluslararası bir norm haline geleceğine inanıyor.

Balkanlar’dan Ortadoğu’ya uzanan geniş coğrafyada insan hakları ve demokrasi için çalışan sivil toplum kuruluşları olarak, bütün bu çalkantılı süreçlerin barışa ve demokrasiye evrilebilmesi için, AHDA’nın geliştirdiği perspektifi takiben, sorunların kökenindeki tarihsel süreçlerin diyaloğa açılmasının ve çatışan tarafların bu diyaloğu zenginleştirmek için çaba sarf etmesinin çok önemli olduğuna inanıyoruz.

Bu coğrafyada faaliyet gösteren sivil toplum kuruluşlarının işbirliğinin, dayanışmasının, tecrübe aktarımının bu yolda atılacak adımlar için hayati olduğunu düşünüyoruz.

Tarihsel Diyalog ve Uzlaşma Ağı çalıştayındaki tartışmalarda da tarihsel diyaloğun, barış ve demokrasinin köklü bir şekilde yerleşebilmesi için takip edilebilecek etkin yöntemlerden birisi olduğu ve diğer diplomatik, hukuki, resmi mekanizmaları dışlamadığı vurgulandı.

Bu yöntemin en önemli avantajının da, diğer yollar siyasi olarak tıkandığı zamanlarda bile, taraflar diyalog iradesini gösterdiği sürece tarihsel diyaloğun devam edebilmesi olduğu vurgulandı.

Çalıştaya katılan kuruluşların ortak faaliyet temalarının öncelikle dokümantasyon, hafızalaştırma, eğitim, diyalog ve yasal süreç takibi olduğu belirlendi.

Tarihsel Diyalog ve Uzlaşma Ağı’nın gelecekteki etkinlikleri arasında bu temalara odaklanan seminerler, konferanslar düzenlenmesi;  ağa dahil olup iki ya da daha fazla kurumunun katılımıyla, isteyen kuruluşların katılacağı ortak proje geliştirme seminerlerinin ve atölyelerin düzenlenmesi gibi projeler planlandı.

Sonuç olarak tarihi savaşlar, çatışmalar, otoriter yönetimler ve bunların yarattığı sorunlarla dolu bu coğrafyada; bölgede uzlaşmanın, barışın ve demokrasinin tesisi için tarihsel diyalog ve hesap verebilirlik, geçiş dönemi adaleti, barış ve çözüm süreçleri alanlarında çalışanların ortak projeler üretmesi ve yürütmesinin önünü açan bir çalıştay gerçekleştirildi.

Tarihsel Diyalog ve Uzlaşma Ağı, ilk çalıştayının ardından ortak birçok somut girişimler ve projelerle yoluna devam etme kararı aldı.