Pakistanlı İnsan Hakları Savunucuları Zorla Kaybettirmelere Son Verilmesini Talep ediyor

Pakistanlı insan hakları savunucuları Zorla Kaybettirme Mağdurları Uluslararası Günü’nde Peşawar’da yeniden bir araya geldi.

Pakistanlı insan hakları savunucuları Zorla Kaybettirme Mağdurları Uluslararası Günü’nde Peşawar’da yeniden bir araya geldi.

İslamabad – İnsan hakları savunucuları, Pakistan’da zorla kaybettirilen kişilerin yakınlarıyla birlikte hükümetten zorla kaybettirmelerin sona ermesi için daha güçlü adımlar talep ettiklerini açıkladı. Zorla Kaybettirme Mağdurları Uluslararası Günü’nde Pakistan’da ülke çapında gösteriler düzenlendi.

Geçen yıllar içinde Pakistan’da binlerce kişi kaybettirildi. İnsan hakları kuruluşları zorla kaybettirilen kişilerden bazılarının vücutlarında işkence izleri ile ölü olarak bulunduğunu hatırlatıyor.

Pakistan’ın Zorla Kaybettirilenler Soruşturma Komisyonu CoIoED, 2018 yılı Haziran ayı sonuna kadar kaybettirildiği saptanmış 5.213 insandan, 2bin kişiyle ilgili esrarın hâlâ çözülemediğini açıkladı. Yaygın kanı, bu rakamların gerçek rakamların altında olduğu yönünde.

İnsan Hakları savunucusu I.A. Rehman, ülkede İngilizce yayınlanan en eski gazete olan Dawn’daki köşesinde son seçimde işbaşı yapan İmran Han hükümetine seslenerek, meseleyi “Bugün hâlâ kayda değer sayıda zorla kaybettirilen insan var.” varsayımını temel alarak meseleyi yeniden ele almalarını talep etti.

Hak savunucuları, zorla kaybettirilenlerin önemli bir kısmının, istihbarat teşkilatlarından, özellikle de Pakistan’da önemli bir güç olan askeriyeye bağlı kurumlardan kaynaklandığını ileri sürüyor.

Geçen yıl kaybedilen 5 blog yazarı, kaybedilmeleri ulusal ve küresel çapta büyük tepki çekince bulundular. Blog yazarlarından Facebook’ta, Pakistan silahlı kuvvetlerini eleştiren bir sayfanın yazarı olan Waqass Goraya BBC’ye verdiği mülakatta, “askeriye ile ilişkileri olan” bir devlet kurumu tarafından kaçırıldığını ve işkence gördüğünü anlattı. Goraya şimdi Hollanda’da yaşıyor.

Pakistan Senatosu İnsan Hakları İşlevsel Komitesi 2017 yılında zorla kaybettirmelerden, ülkedeki kolluk kuvvetlerini sorumlu tuttu.

Buna karşılık CoIoED başkanı emekli hâkim Javed Iqbal kısa bir süre önce komiteye verdiği bir brifingde, konunun, Pakistan’ı karalama amacındaki uluslararası sivil toplum kuruluşları tarafından büyütüldüğünü söyleyerek şöyle konuşmuştu:

“Birçok vakada, zorla kaybettirildiği belirtilen kişiler yurtdışında yaşıyor, örneğin, Mangal Bagh’a yakınlığıyla bilinen Brahamdagh Bugti ve Sufi Muhammed.” Javed Iqbal’ın sözünü ettiği kişiler Pakistan’da dinsel kaynaklı şiddet veya milliyetçi ayaklanmalar nedeniyle aranıyor.

Pakistanlı bir anne Zorla Kaybettirme Mağdurları Uluslararası Günü’nde İslamabad’da yapılan buluşmalarda zorla kaybettirilen oğlunun resmini taşıyor.

Pakistanlı bir anne Zorla Kaybettirme Mağdurları Uluslararası Günü’nde İslamabad’da yapılan buluşmalarda zorla kaybettirilen oğlunun resmini taşıyor.

Hak savunucusu Marvi Sirmed hükümetin sorunu çözmede başarısız olduğunu savunuyor. Sirmed’in bu konudaki yorumları İngilizce olarak yayımlanan Daily Times gazetesinde yayımlandı.

Sirmed, yorumunda “Gündeme gelen çok sayıda zorla kaybettirme vakasına rağmen tek bir kişi bile bu korkunç olaylar nedeniyle sorumlu tutulmadı, sorgulanmadı” diye yazmıştı.
Geçtiğimiz günlerde Pakistan Senatosu İnsan Hakları Komitesi, zorla kaybettirmeleri suç olarak tanımlamak üzere kanun hazırlanmasını önermişti.

2010 yılında Birleşmiş Milletler Genel Kurulu, web sitesinde yazdığına göre “dünyanın çeşitli bölgelerinde giderek artan zorla veya istem-dışı kaybettirme vakalarından duyduğu kaygı nedeniyle” 30 Ağustos gününü Zorla Kaybettirme Mağdurları Uluslararası Günü olarak ilan ederek, zorla kaybettirmelerin baskıcı diktatörlüklerin bir özelliği olmaktan çıkıp küresel bir soruna dönüşmesine dikkat çekti.

Yazan: Ayesha Tanzeem