23-10-2012

Örgütlü Kadın Algıları Değiştirdi

nuce_23102012-142313-1350994993.37

Özgür Gündem

Hasankeyf Kültür Sanat Kadın Festivali etkinlikleri çerçevesinde Belediye Konferans Salonu’nda, “Kürt sorununun çözümünde kadının rolü” konulu panel düzenlendi.

Hasankeyf Kültür Sanat Kadın Festivali etkinlikleri çerçevesinde Belediye Konferans Salonu’nda, “Kürt sorununun çözümünde kadının rolü” konulu panel düzenlendi. Moderatörlüğünü Belediye Başkan Yardımcısı Gülistan Akel’in yaptığı panele; BDP Qers Milletvekili Mülkiye Birtane, SELİS Kadın Derneği’nden Av. Ruşen Seydaoğlu, Hafıza Merkezi Proje Direktörü Av. Özgür Sevgi Göral konuşmacı olarak yer aldı. Paneli; aralarında BDP Êlîh Milletvekili, Belediye Başkanvekili ile kadın kurumu temsilcilerinin yanı sıra çok sayıda kişi dinlendi.

Kadın savaşı durdurabilir

Kadının yaşamın yarısı olduğu söylendiği halde kadınların yaşam alanlarının yok edildiğini belirten BDP Qers Milletvekili Mülkiye Birtane, şunları belirtti: “Türkiye’de de sözde kadın hakları var diyorlar. Ama uygulamaya gelindiğinde kadının hiçbir hakkı yoktur. Güney Batı Kürdistan’a baktığımızda ise bir savaş durumu var. Ama burada Kürt kadınları Kürt halkının mücadelesine öncülük etmektedirler” Kadınların yaşananlara karşı ortaya büyük bir mücadele koymaları gerektiğini belirten Birtane, erkek egemen zihniyetin iktidarı hedefine koyduğunu ifade etti. Kadınların iktidarı değil, hak ve adaleti kendilerine hedef olarak aldıklarını dile getiren Birtane, “Kadınlar yaşamın her alanında bu şekilde daha büyük bir etki bırakmıştır. Kadın isterse bu kanı durdurabilir. Savaş ve kavgada en fazla etkilenen kadınlardır. Tüm kadınları ayın 27’sinde cezaevleri için Êlîh’te yapılacak olan ve partimizin Eşbaşkanı Selahattin Demirtaş ve Bölge milletvekillerimizin de katılacağı büyük mitinge güçlü bir şekilde katılmaya davet ediyorum” dedi.

Tecavüz politik saldırıdır

SELİS Kadın Derneği aktivisti Av. Ruşen Seydaoğlu, sürdürdükleri kampanyalar ile namus algısını değiştirdiklerini kaydetti. Tecavüzün literatürde hep bir cinsel saldırı olarak kullanıldığını, ama kendilerinin bunu politikleştirdiğinin altını çizen Seydaoğlu, “Kadın kırımı toplum kırımıdır, derken aslında devletin sürdürdüğü kırım politikalarını da deşifre ettik. Bugün cezaevlerinde olan binlerce kadın tutsak, devletin bu politikaları ve anlayışıyla mücadele ettiği için oradadır. Kadın kırımını toplum kırımından ayrı görmüyoruz. Alanlarda daha çok örgütlenerek, var olacağımızı göstermemiz gerekiyor” diye konuştu.

Hafıza Merkezi Proje Direktörü Av. Özgür Sevgi Görül ise, kadınların sanıldığından daha geniş bir yelpazede ezildiğine dikkat çekerek, “Dünyanın her yerinde kadın mücadelesinde sıkıntılar var. Kadınlar açısından bağlı bulunduğu siyasi hareketin çıkarı ve ihtiyacı ile kadınların çıkarı ve ihtiyacı ikilemli bir gerilim alanı oluşturuyor. Beş ayrı ülke deneyimini inceledim, hepsinde bu sıkıntı var. Kadın hareketleri sadece devlet şiddeti ve terörüne karşı değil, aynı zamanda kendi toplumlarının toplumsal önyargılarına karşı da mücadele etmek zorunda” diye belirtti.