
Hafıza Merkezi tarafından düzenlenen Barış için Gençlik Yaz Okulu, 5-9 Temmuz 2026 tarihleri arasında Ayvalık’ta, Fabrika! Ayvalık Sanat Atölyesi'nde gerçekleşti. 30 katılımcı, üç uzman ve Hafıza Merkezi ekibinin bir araya geldiği yaz okulu, gençlerin gözüyle toplumsal barış tahayyüllerini somut önerilere dönüştüren yoğun ve üretken bir programa ev sahipliği yaptı.
Yaz okulunun gerçekleştiği Fabrika! Ayvalık Sanat Atölyesi, 1800'lerin başında sabun imalathanesi olarak inşa edilmiş, yıllarca zeytinyağı deposu olarak kullanılmış ve son yıllarda sanatçı, hak savunucusu ve akademisyenlerden oluşan bir grubun girişimiyle bir performans sanatları merkezine dönüştürülmüş tarihi bir yapı. Sanatsal ifade özgürlüğünü, kültürel çeşitliliğin korunmasını ve toplumun farklı kesimleri arasında dayanışmayı değer olarak benimseyen mekan, Ayvalık'ın hem tarihine hem de bugününe taşıdığı hafıza ile yaz okulunun tartışmaları için de anlamlı bir mekânsal zemin oldu.
Çok çeşitli arka planlardan gelen gençleri bu anlamlı mekanda bir araya getiren etkinlik teorik sunumların ötesine geçerek katılımcıların deneyimlerinden hareketle ortak bir barış tahayyülü geliştirdikleri; farklı temalar etrafında somut politika önerileri, eylem planları ve geleceğe dönük yol haritaları üzerine etkin rol aldıkları dinamik bir öğrenme ve üretme alanı sundu.
Beş gün süren yaz okulu programı, barışın tek bir çerçeveden değil, birbirini besleyen çoklu perspektiflerden ele alınması gerektiği fikrinden hareketle kurgulandı. Demokrasi, LGBTİ+ hakları, yoksulluk, sosyal adalet, ekoloji, geçmişle yüzleşme ve onarıcı adalet, çocuk hakları ve toplumsal cinsiyet gibi farklı başlıklar altında düzenlenen Barışa Alan Açmak oturumları, katılımcılara barış meselesinin farklı boyutlarını bir arada düşünme imkânı sundu. Bu teorik çerçeve, podcast ve video atölyeleri, hafıza yürüyüşü ve serbest kürsü tartışmaları gibi deneyimsel ve yaratıcı bileşenlerle desteklendi; gençlerin edindikleri bilgiyi kendi ifade biçimlerine dönüştürmelerine alan açıldı. Programın son günlerinde küçük gruplar hâlinde yürütülen yol haritası çalışmaları ise tüm bu tartışmaları somut politika önerilerine ve eylem adımlarına dönüştürme imkânı sağladı.
Yaz okulu 6 Temmuz’da, Noémi Lévy-Aksu’nun moderatörlüğünü üstlendiği Barışa Alan Açmak: Türkiye’nin Barış Gündemi paneliyle başladı. Çevrimiçi katılan uzmanlardan Cuma Çiçek Barış ve Demokrasi, Atalay Göçer Barış ve LGBTİ+ ve Semiha Arı Barış ve Yoksulluk başlıklarında sunumlar yaptılar. Bu panelin konuları barış konusunda temsiliyet ve kapsayıcılık ilkelerini esas aldı.
Bu açılış panelinden sonra toplumsal barış, adalet, insan hakları ve kolektif hafıza alanlarında geleceğin hak savunucularını bir araya getiren zengin ve disiplinlerarası program aynı yoğunlukta devam etti. Yaz okulu kapsamında düzenlenen oturumlarda, katılımcılara hem teorik altyapı kazandırmayı hem de hep birlikte güncel krizlere pratik ve umut dolu çözümler üretmeyi amaçladık. İlk gün Fabrika! Ayvalık Sanat Atölyesi'nde gerçekleşen konser, düzenlediğimiz hafıza yürüyüşü, serbest zamanlarda bir araya geldiğimiz mekanlar ile hareketli bir program oluşturmayı hedefledik.
Yaz okulu boyunca açılış panelini takip eden atölye ve seminer programımız ile her bir başlıkta ele aldığımız başlıca konular şunlar oldu:
6 Temmuz
7 Temmuz
8 Temmuz


Yaz okulu boyunca uygulanan etkileşimli yöntemler, gençlerin sadece dinleyici değil, sürecin aktif birer üreticisi olmasını sağladı. Program sonundaki değerlendirmelerde gençler, atölye ve grup çalışmalarına geniş zaman ayrılmasının deneyim paylaşımını çok güçlü kıldığını ifade ettiler.
Farklı deneyimlere ve sosyal arka planlara sahip gençler, tüm program boyunca karşılıklı saygı ve dayanışma çerçevesinde ortak bir iletişim dili geliştirdiler. Gençlerin Ayvalık'ta inşa ettiği bu barışçıl bir arada yaşama pratiği, Hafıza Merkezi’nin barış içinde yaşayan bir toplum tahayyülünün somut bir yansıması oldu.
Yaz okulunun son günü olan 9 Temmuz’da katılımcı gençler, küçük gruplar halinde hazırladıkları yol haritası sunumlarını paylaştılar: “Katılımcı ve kapsayıcı müzakere”, “Barış süreçlerinde adalet ve geçmişle yüzleşme”, “Toplumsal barışı sosyo-ekonomik, ekolojik, kültürel boyutlarıyla yeniden tanımlama” ve “Gençlerin barış tartışmaları ve çalışmalarına katılımını sağlamak” gibi dört temel kategori altında şekillenen bu çalışmalarda, toplumsal barışın inşası için mevcut durumu tartıştık ve somut öneriler geliştirdik.
Hazırlanan yol haritasını yaygınlaştırmak için, sonbaharda genç katılımcılar ile Ankara’da bir Meclis ziyareti gerçekleştirmeyi planladık.
