Panel: İnsan Hakları İletişiminin Geleceği

Facebook etkinlik sayfası için tıklayın.

İnsan hakları iletişimi farklı bir biçim üretebilir mi? İletişimin harmanında umut olursa nasıl olur? Sorun yerine çözümü, karşı çıktıklarımız yerine temsil ettiklerimizi, tehditler yerine imkân ve fırsatları, mağduriyet yerine cesareti, kısacası korku yerine umudu öne çıkardığımız bir iletişim mümkün mü? 20 Eylül Cuma günü düzenleyeceğimiz “İnsan Hakları İletişiminin Geleceği” başlıklı panelde sormak istediğimiz sorulardan bazıları bunlar.

İnsan hakları fikri bugün sadece Türkiye’de değil tüm dünyada büyük bir saldırı altında. Dünyanın her yerinde yükselen otoriter ve popülist yönetimler bir yandan sivil toplumun faaliyet alanını daraltırken, bir yandan da toplumdaki kutuplaşmayı derinleştiriyor. Karşı karşıya olduğumuz riskler baskıcı yönetimlerle de sınırlı değil; buna jeopolitika, teknoloji ve ekoloji alanlarında yaşanan derin dönüşümleri de eklemeliyiz. Tüm bu değişimlerin çapı ve hızı, hak savunucularının yeni şartlara adapte olmalarını ve gelecek beklentilerini zorlaştırırken, onları savunma pozisyonunda bırakıyor.

Böylesi kriz dönemlerinde yenilikçilik ve yaratıcılık tekneden dışarı atılan ilk eşyalar olabiliyor. Hâlbuki onlar tam da krizleri fırsata çevirmek için tutunmamız gereken can simitleri. Elbette, işinin odağında haksızlıklar ve travmalar olan, kendini ihlalleri ifşa etmeye adayan insan hakları hareketi için pozitif iletişim kolay bir şey değil. Fakat insanları daha iyi bir gelecek fikrine ikna etmek insan hakları mücadelesi için bir seçenek değil, mecburiyet.

İşte bu gerekçelerle, yürütmekte olduğumuz “İnsan Hakları ve Yaratıcı İletişim” adlı projemizin kapanış etkinliğinde insan hakları mücadelesinin geleceğini iletişim perspektifiyle ele almak istiyoruz. Bu çerçevede panelin ilk oturumunda konuşmacılar Krizna Gomez ve Thomas Coombes bize insan hakları mücadelesinin geleceği ve insan hakları örgütlerinin iletişim araçlarını etkin ve yaratıcı bir şekilde kullanarak bu geleceği nasıl şekillendirebileceğine dair perspektiflerini sunacaklar. İkinci oturumda ise Hafıza Merkezi olarak yürüttüğümüz “İnsan Hakları ve Yaratıcı İletişim” projesi üzerine bir sohbet gerçekleştireceğiz.

Panel konuşmacılarından Krizna Gomez’in çalıştığı JustLabs, bugün insan hakları hareketinin önünde baş etmesi gerek 5 temel sorun olduğunu tespit ediyor: i) alanda birbirinden öğrenme ve işbirliği eksikliği, bölünmüşlük, ii) strateji geliştirmede durağanlık ve yenilikçi yaklaşımların eksikliği, iii) ağır hareket etme ve kısa vadeye odaklı kalma, iv) kısıtlı bir üye ve takipçi tabanı, v) yönetilemeyen karmaşa. Krizna, dünyanın dört bir yanından insan hakları örgütleriyle yürüttüğü çalışmalardan getirdiği deneyimle,  yüzümüzü neden yenilikçi yaklaşımlara ve geleceğe çevirmemiz gerektiği üzerine konuşacak.

Thomas Coombes ise bir süredir umut-odaklı iletişim (hope-based communication) adını verdiği bir yaklaşım üzerine insan hakları örgütlerine eğitimler veriyor. Thomas’a göre umut; tarih, iletişim, örgütlenme, nöroloji ve bilişsel dilbilim gibi çok farklı disiplinlerden beslenen pragmatik bir strateji. Çünkü ona göre ancak temel aldığımız değerleri ve hayal ettiğimiz hayatı anlatabildiğimiz böyle bir strateji bizi sürekli tepki veren konumdan çıkarıp kendi gündemimizi belirleyen bir konuma getirebilir. Thomas, konuşmasında işte bu stratejinin pratik adımlarını bizimle paylaşacak.

Panelin ikinci oturumunda “İnsan Hakları ve Yaratıcı İletişim” projesinde beraber çalıştığımız sinemacı Beste Yamalıoğlu, yönetmen Ali Ata Akel ve Metin Akdemir, avukat İdil Aydınoğlu, sivil toplum çalışanı Barış Karasu (İHD), araştırmacı Reha Ruhavioğlu (Hak İnisiyatifi) ve metin yazarı Pınar İlkiz (Pikan Ajans) ile beraber insan hakları mücadelesinin iletişim ve yaratıcılık alanındaki ihtiyaçları üzerine sohbet edeceğiz.

Program

14:00 – 16.00: Panel 
Krizna Gomez, Thomas Coombes

16:00 – 18.00: Tartışma 
Ali Ata Akel, Barış Karasu, Beste Yamalıoğlu, İdil Aydınoğlu, Metin Akdemir, Pınar İlkiz, Reha Ruhavioğlu

* Etkinlikte İngilizce – Türkçe simültane çeviri olacaktır.

** Facebook etkinlik sayfası için tıklayın.

Arka plan

Hafıza Merkezi olarak 2018 yılının sonbahar aylarında “İnsan Hakları ve Yaratıcı İletişim” adını verdiğimiz bir projeye başladık. Projenin amacı, insan hakları ile yaratıcı iletişim alanları arasındaki ilişki ve çalışma pratiklerini geliştirmek ve insan hakları aktörlerinin yaratıcı düşünme ve iletişim kapasitelerini arttırmak.

Hafıza Merkezi olarak bizi böyle bir çalışma yapmaya motive eden şey, yaptığımız belgeleme ve raporlama çalışmaları sırasında, geride hep anlatılmayı bekleyen hikâyeler bıraktığımız hissiydi. Bir yandan da yaratıcı anlatım biçimlerindeki artan çeşitliliği takip ediyor, bunun belgelediğimiz ihlalleri daha geniş kesimlere anlatabilmek için yeni imkânlar yarattığını görüyorduk. Dünyada dikkatimizi çeken bir başka eğilim de disiplinler arası işbirliklerindeki artıştı. Son yıllarda birçok farklı alanda, farklı disiplinlerden insanların geleneksel formatların dışında, uygulamalı ve pratik bir şekilde bir araya geldiği ve ortak sorunlara çözümler aradığı çalışma biçimlerinin yaygınlaştığına tanık oluyoruz.

Tüm bu ilham ve gözlemlerden hareketle, bir süredir yaratıcı alanlarla yukarıda tarif ettiğimiz türden,  müşterek üretimler yapmaya imkân veren ilişkiler kurmaya çalışıyoruz. “İnsan Hakları ve Yaratıcı İletişim” projesi bu çabalarımızın bir parçası. Proje kapsamında, hak ve özgürlükler alanında veri temelli çalışan sivil toplum kuruluşları ile yaratıcı alanlarda uzmanlık sahibi (film, video, görsel iletişim tasarım, animasyon, metin yazarı, vs) insanları yapılandırılmış süreçler içinde bir araya getirdik. Bu süreçler içinde iki grup beraber çalışarak projeye dahil olan sivil toplum kuruluşları için görsel iletişim projeleri hayata geçirdi.

Bu projenin kapanış etkinliği olarak düzenlediğimiz panelde, hem projeye ilham veren fikirleri, hem de proje kapsamında yürütülen çalışmaları bu alana ilgi duyan daha geniş kesimlerle tartışmak istiyoruz.

Konuşmacılar

Thomas Coombes, insanların fikrini değiştirerek fark yaratmayı hedefleyen bir iletişim strateji uzmanıdır. Thomas, STK’ların insan hakları mücadelesi içinde yeni anlatılar yaratabilmelerine ve insan hakları ihlalleriyle ilgili toplumda tavır değişikliğine yol açabilmelerine katkıda bulunacak Umut-Temelli İletişim adını verdiği bir yaklaşım geliştirdi. Umut-Temelli İletişim, sivil toplum kuruluşlarının çözüm, değer ve empati odaklı iletişim projeleri geliştirmelerini hedefliyor. Kısa bir süre öncesine kadar Uluslararası Af Örgütü’nün Marka Direktörü olan Thomas, bundan önce yolsuzlukla mücadele eden Uluslararası Şeffaflık Derneği’nde global iletişim alanında, Avrupa Komisyonu’nda metin yazarı olarak ve halkla ilişkiler şirketi Hill & Knowlton’da çalıştı. Sivil toplum örgütlerine stratejik iletişim danışmanlığı vermenin yanı sıra insan hakları hareketinin aktarmak istediği mesajları siyaset ve iş dünyası kadar etkin bir şekilde aktarabilmesi için bağımsız araştırmalar yürütüyor.

Krizna Gomez, insan hakları örgütlerine, karşılaştıkları farklı zorluklar, belirsizlikler ve tehliklerlerle mücadele etmelerine imkan tanıyan “alet çantalarını” geliştirmek için destek veren JustLabs’de Program Direktörü. 12 senedir STK’lara gelecek planlaması için eğitim veren Krizna, tasarım odaklı düşünme, gelecek odaklı düşünme, popüler eğitim, farkındalık uygulamaları gibi yöntemlerden faydalanıyor. Çalışmalarına yerli halkların taban örgütlerinde başlayan Krizna, daha sonra Filipinlerde yasadışı keyfi infaz ve zorla kaybetmelerin en yoğun yaşandığı bölgelerde örgütlenme üzerine çalıştı. Filipinler’de Ateneo Hukuk Fakültesi’nde uluslararası ceza hukuku ve Kamboçya’da Paññāsāstra Üniversitesi’nde Toplumsal Cinsiyet dersleri verirken bir yandan da Asya’da adalete erişim üzerine çalışmalarına devam etti. Gana, Papua Yeni Gine ve Uganda’da toplumsal cinsiyet temelli şiddet, eğitim imkanlarının geliştirilmesi ve insan hakları savunucularının korunması üzerine çalıştı. Kısa süre öncesine kadar Kolombiya merkezli bir düşünce kuruluşu olan Dejusticia’nın, daralan sivil alan ve dünyanın farklı bölgelerindeki hak savunucularına yönelik dayanışma desteği alanlarında yaptığı araştırma ve savunuculuk faaliyetlerini koordine ediyordu.